11 maddede Hasankeyf ve Dicle Nehri hakkında bilmeniz gerekenler

Posted on Updated on

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi ve bundan dolayı su altında kalma riskiyle karşı karşıya olan Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin barındırdığı eşsiz kültürel ve doğal miras gerçeği hakkında bilmeniz gereken 11 önemli madde:

1- Hasankeyf ve yakın çevresindeki Dicle Vadisi, yapılan bağımsız uzman araştırmasına göre UNESCO’nun 10 adet Dünya Mirası Listesi kriterlerinden, 9 tanesini kapsayan dünyadaki tek yer. Fakat Hasankeyf Dünya Mirası Listesi’nde değil. Ve UNESCO bu statüyü ancak Türkiye hükümetinin talebiyle onaylayabiliyor.

Dünya Mirası Listesi’nde olmamasına rağmen Hasankeyf, sivil toplum kuruluşların başvurusu üzerine 2016 yılında Avrupa’nın Tehlike Altındaki 14 Kültürel Miras Alanı listesine girdi.

2- Hasankeyf’in tarihi, buradaki en eski arkeolojik alan olan Hasankeyf Höyük ile 11.500 yıl öncesine dayanıyor. Etrafında günümüze kadar keşfedilen 550 kültürel ve tarihi varlık bulunuyor. Alman Arkeoloji Enstitüsü eski müdürü Prof Adolf Hoffman’a göre, 1986 yılından beri kazıların yapılmasına rağmen kazılması gereken yerlerin sadece %5-7si kazılabildi.

3- Hasankeyf Antik Kenti’nin ismi 3,600 yıldır biliniyor. İsmiyle ilgili ilk yazılı kayıt Suriye’deki Mari Antik Kenti’nde bulunmuş çivi yazılı bir tablette bulunuyor, ve Akadca/Asurca “kipan, keypan”, yani kaya olarak geçiyor. Hasankeyf yerli halk arasında son yüzyıllarda “Hisn Kayfa” veya “Heskif” isimleriyle de tanınıyor.

4- Bölgede Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdani, Mervani, Artuk, Eyyübi ve Osmanlı gibi yirmiden fazla kültürün izleri bulunuyor.

Bu kültürlerin geride bıraktığı Kale, Yamaç Külliyesi, Dicle Köprüsü, Sultan Süleyman Camii, Büyük Saray, Deriki Kilisesi, Zeynel Bey Külliyesi, El Rizk Camii, Şab Camii, Artuklu Köşkü, Kasımiye Köşkleri ve birçokları gibi sayısız tarihi eser, her yıl bir yıl milyonu aşkın yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret ediliyor.

5- Hasankeyf içinde bulunduğu Dicle Vadisi ekosistemi ile sadece kültürel değil, aynı zamanda çok önemli bir doğal mirasa sahip. Dicle Üniversitesi’nin araştırmasına göre, sadece Hasankeyf çevresinde 123 kuş türünün barındığını ve barajdan etkilenecek alanın sadece %5’i ekolojik olarak araştırılmış durumda.

6- 2019 yılında bitirilmesi planlanan Ilısu Barajı Hasankeyf’i ve Dicle Vadisi’ni tehdit ediyor. Bu barajla 400 kilometrelik bir akarsu ekosistemi (sadece 136 km’si Dicle Nehridir) sular altında kalacak.

7- 1997 yılında ilan edilen Ilısu Projesine karşı ilk tepki Batman ilinden geldi, ancak kısa sürede yayıldı. 1999 ile 2002 arası bir çok protesto düzenlendi. 2006 yılından beri Ilısu Projesine karşı ve Hasankeyf’in yaşatılması için çok sayıda grubun yer aldığı aralıksız aktivite ve kampanyalar var.

8 Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri, topluma, doğaya ve kültürel mirasa vereceği zararları ve uluslararası protestoları göz önünde bulundurarak 2009 yılında, Ilısu baraj için 2007 yılında kabul ettikleri ihracat kredi garantisini geri çekip geri dönmeyeceğini belirttiler. Bununla birlikte Avrupalı şirketlere kredi veren üç Avrupalı banka da geri çekildi. Alman ve İsviçre’li şirketler kendi payını projede kalan Avusturyalı Andritz şirketine devrederek Ilısu konsorsiyumundan çıktılar. 2010 yılında Türk hükümetin garantörlüğünde Halkbank, Akbank ve Garantibank Ilısu konsoriyumuna kredi verip inşatın 2010 yılında başlamasına neden oldular (resmi temel atma töreni 2006 yılında gerçekleştirildi). Barajın maliyeti en az 2 milyar Euro, bunun 800 milyon Euro’su kamulaştırma ve “yeniden yerleşim” çalışmaları için ayrıldı. Gerçek maliyetin daha yüksek olduğunu düşünülüyor.

9 2016 yılından beri barajın yapımı büyük oranda bittiği hep söyleniyor. En son 2019 Mart’ında hükümet 10 Haziran’da su tutacağını belirtti, ancak bir daha belirsiz bir süre su tutma işleminin ertelendiği belirtildi.

10 Baraj su tutmaya başlarsa Hasankeyf, 4 ile 8 ay içinde tamamen suya gömülmüş olacak, Ilısu baraj gölünün tamamı ise planlamalara göre 6 ile 24 ay arası bir süre içinde tamam dolacakmış.

11 “Kültürel varlıkları kurtarma” adı altında toplam yedi anıt 2017’dan beri Yeni Hasankeyf ilçesine bitişik “Arkeolojik Park”ına yüzyıllardır bulundukları bağlamdan koparılarak taşındı. Böylece anlam ve öneminin büyük ölçüde yitirilmesine neden olundu. Taşınan eserler zarar görüp görmediği konusunda bilgi sahibi değiliz. İki anıt (biri Dicle köprüsü) ise Hasankeyf’te taşlarla kaplandı. 2017 Ağustos ayında başlayan kaya patlamalarıyla Hasankeyf kalesinin etrafına devasa bir set örüldü, 200’den fazla mağara dolduruldu ve kalenin dibindeki yan vadi büyük miktar harfiyat ile dolduruldu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>