AİHM’in Hasankeyf kararı sorumluluktan kaçamaklıktır

Posted on Updated on

image_pdfimage_print

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Projesi tarafından su altında bırakılmayla karşı karşıya olan 12 bin yıllık antik kent Hasankeyf davasında bugün kararını açıkladı. AİHM kararında, kendisini bireylerin kültürel mirasa erişim hakkı konusunda Avrupa Konseyi üyelerin henüz uzlaşmadığından dolayı yetkili bulmadı ve beş davacının başvurusunu red etti.
Bu çok üzücü kararla AİHM büyük bir kültürel, ekolojik ve sosyal faciayaya neden olacak Ilısu Projesi’ni durduracak sorumluluğunu kendisinde görmeyerek, Hasankeyf ve bulunduğu Dicle Vadisi gibi üstün evrensel bir değeri kurtaracak bir adımı atmak istemedi. Bu kültürel ve doğal mekan, tartışmasız olarak Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa’da en önemli miras alanlarından biri ve herhangi bir ekonomik yatırımdan çok daha değerlidir.

Çok açık bir şekilde AİHM kararı sorumluluktan kaçamaklıktır. Hasankeyf’in sular altında bırakılmaması yönünde geçici de olsa bir karar alınsaydı, bu yeni tartışmalar yaratacaktı ve Avrupa Konseyi üyelerini kültürel mirasa erişim konusunda adım atmakta zorlayacaktı. Bununla birlikte Türk hükümetini yüksek düzeyde çevresel ve sosyal standartları yerine getirmesinde zorlayabilirdi. Yine başka kültürel miras davalarına da örnek olabilirdi. Bir bütünen yaşam, kültür, insanlık ve ileriki kuşaklara umut verebilecek bir karar alınması mümkümdü; ancak bu önemli konuda fırsat bugün kaçırıldı.

Halbuki bireylerin ve toplumların kültürel mirasa erişimin bir temel insan hakkı olduğunu belirten UNESCO konvansiyonu ve son yıllarda kabul edilen diğer uluslararası konvansiyonları temel alarak olumlu bir karar alabilirdi AİHM. “Kalkınma ve enerji ihtiyacı“ gibi sıradanlaşan ve baskılama aracı olarak kullanılan taleplerle insanlığın binlerce yılda biriktirdiklerini yok etme süreci devam etmesine de devam deniliyor aynı zamanda bu kararla.

Yine eleştirilmesi gereken bir nokta AİHM’in böylesi bir kararı 13 yıl sonra almasıdır. Ilısu Projesinin inşaatı son aşamasına geldikten sonra kararın alınması sadece ihmalkarlık mı yoksa bilinçli bir hesap mı? Türkiye’den onlarca sivil toplum kuruluşu AİHM’e neden Hasankeyf ve Dicle Vadisi içinde barındığı 100 bin insanla niye korunması gerektiği yönde argüman ve belge yollaması acaba hiç okundu mu?

Ayrıca Ilısu Projesinde son 20 yılda açılan tüm farklı davalardan Hasankeyf ve Dicle için olumsuz sonuç aldığımızı da burda belirtelim. AİHM kaçırdığı fırsatla hızla yıkım göre kültürel ve doğal mirasa ve Türkiye’deki hukuka olumlu bir etkide bulunabilirdi.

AİHM aldığı kararını üzücü bulmakla birlikte açıkça eleştiriyor ve mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna tekrar duyuruyoruz. Doğa ve kültürsüz yaşama asla hayır!

Ercan Ayboğa
Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi
hasankeyfgirisimi@gmail.com

Not: 1) AİHM’in resmi kararına bu linkten gün içinde ulaşabilirsiniz: https://hudoc.echr.coe.int/eng#{%22languageisocode%22:[%22ENG%22],%22documentcollectionid2%22:[%22JUDGMENTS%22]}
2) AİHM’in şnglizce gerekçesi: “The Court considered that the application was incompatible (ratione materiae) with the provisions of the Convention (Article 35 §§ 3 (a) and 4). It noted that there was to date no European consensus, or even a trend among the member States of the Council of Europe, which would have made it possible to infer from the Convention’s provisions that there existed a universal individual right to the protection of one or another part of the cultural heritage, as requested in the present application.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>